- Almanca Hakkında
- Kelime Kartları — Aralıklı Tekrar
- Hızlı Dil Notları
- En Sık Kullanılan 500 Almanca Kelime
1. Almanca Hakkında
Almanca (Deutsch), Avrupa'nın en yaygın ana dilidir — yaklaşık 100 milyondan fazla kişi tarafından konuşulur. Almanya, Avusturya ve Lihtenştayn'ın resmi dilidir ve İsviçre'nin dört resmi dilinden biridir. Almanca, Avrupa Birliği'ndeki en geniş kapsamlı ana dilidir.
Türkçe Konuşanlar İçin Avantajlar
Hiçbir başka ana dil — İngilizce dâhil — Almancaya bu kadar fazla yapısal ipucu sunmaz. Türkçe konuşanların özgün avantajları:
- ö ve ü sesleri zaten elinizde. Türkçedeki göz, üç, döner, üzüm sesleri Almancadaki schön, über, fünf, müde ile birebir aynıdır. İngilizce konuşanlar bu sesleri aylarca çalışır; siz birinci günden itibaren doğru telaffuz edebilirsiniz.
- Hâl sistemi kavramsal olarak tanıdık. Türkçedeki yalın / belirtme (-i) / yönelme (-e) / bulunma (-de) / ayrılma (-den) / tamlayan (-in) hâlleri, Almancadaki Nominativ / Akkusativ / Dativ / Genitiv ile mükemmel olmasa da kısmen örtüşür. Önemli olan kavramın tanıdık olması — sadece Almanca son ekler yerine artikel ve isim sonunu değiştirir.
- Yan cümlede fiil sonda — Türkçe gibi. Almancanın weil, dass, wenn, ob ile başlayan yan cümlelerinde fiil cümle sonuna gider: …weil ich müde bin. Bu yapı Türkçe konuşan için son derece doğaldır. İngilizce konuşanlar bu özelliği aylarca anlamakta zorlanırken siz hızla içselleştirirsiniz.
- du / Sie ayrımı = sen / siz ayrımı. Resmî/teklifsiz konuşma farkını içgüdüsel olarak biliyorsunuz. Sadece Alman kültüründe sınırın nerede çekildiğini öğrenmeniz gerekir (üniversitede profesörle Sie, dükkanda 70 yaş üstü müşteriyle Sie, iş arkadaşıyla genellikle du).
- r ünsüzü kolay. Standart Almanca r (özellikle Hochdeutsch ve haber spikerliğinde) küçük dilden çıkarılan bir titreşimdir — yani Türkçenin damak ğ/r ünsüzlerine alıştığınız bölgede. İngilizce r'nin tam tersi yönde çalışırsınız.
- Diaspora avantajı. Almanya'da 3 milyondan fazla Türk asıllı insan yaşar; Türk medyası, yayınevleri ve YouTube kanalları Türkçe konuşanlar için zengin bir Almanca öğrenme ekosistemi yaratmıştır. Hiçbir başka dil çiftinde bu boyutta hazır içerik yoktur.
Türkçe Konuşanlar İçin Zorluklar
- Gramer cinsiyeti (der / die / das). Türkçede dilbilgisel cinsiyet yoktur ve o zamiri kadın/erkek/nesne ayrımı yapmaz. Almancada her ismin cinsiyeti vardır ve bu cinsiyet, ona bağlı tüm kelimelerin (artikel, sıfat, zamir) biçimini etkiler. İlk günden itibaren her ismi artikeliyle birlikte ezberleyin — sadece Hund değil, der Hund.
- Hâl-artikel eşleşmesi. Türkçede hâl bilgisini son ek taşır (ev → evi, eve, evde, evden). Almancada bu bilgi artikele kayar — kelime gövdesi çoğu zaman değişmez ama der → den → dem → des dönüşümünü ezbere bilmek şart. Türkçeyle benzerlik kavramsaldır; mekanik değil.
- Ana cümlede V2 kuralı. Türkçede fiil neredeyse her zaman cümle sonundadır. Almanca ana cümlede fiili daima ikinci konuma yerleştirmek gerekir — bu yeni bir alışkanlık inşa etmek demektir. (Şanslıyız ki yan cümle Türkçeye benzer şekilde fiili sona alır.)
- Bileşik isimlerin uzunluğu. Türkçe iyelik takıları ve isim tamlamasıyla parça parça inşa eder (tren istasyonu görevlisi); Almanca bunların hepsini tek bir kelime gibi yapıştırır (Bahnhofsangestellter). Yorucu görünür ama mantığı bildiğinizden okurken parçalara ayırabilirsiniz.
- Güçlü fiiller (starke Verben). Türkçede fiil kökü hiç değişmez (gel-, gid-iş gibi düzensizlikler dışında). Almancanın yaklaşık 200 düzensiz fiili kök ünlüsünü değiştirir (fahren → fuhr → gefahren). Bu liste ezberlenmesi gerekir.
- Ünlü uyumunun yokluğu. Türkçenin büyük/küçük ünlü uyumuna alışkın kulağınız, Almancanın kuralsız ünlü dağılımını "uyumsuz" algılayabilir. Bu sadece bir süreç — ünlü uyumunun olmaması Almancayı zorlaştırmaz, sadece tanıdık bir kalıbı eksiltir.
Neden Almanca?
- Kariyer fırsatları — Almanya dünyanın en büyük ekonomilerinden birini barındırır; mühendislik, bilim, iş ve akademide Almanca bilgisi büyük avantaj sağlar.
- Türkiye-Almanya bağlantısı — Almanya'daki Türk toplumu Avrupa'nın en büyük Türk topluluğudur; pratik konuşma fırsatları çok geniştir.
- Kültürel erişim — Alman felsefesi (Kant, Nietzsche, Hegel), müziği (Bach, Beethoven) ve edebiyatı dünya kültürünün temel taşlarından oluşur.
- AB'de kapı dili — Almanca bilmek; Hollandaca, İsveççe, Norveçce ve Danca öğrenmesini önemli ölçüde kolaylaştırır.
2. Kelime Kartları — Aralıklı Tekrar
100 temel Almanca kelimesi bir aralıklı tekrar algoritmasıyla çalışılır. Tekrarı gelen kartlar önce gösterilir; her oturumda yeni kartlardan en fazla 20 tanesi sunulur. İlerleme durumun tarayıcıda kaydedilir ve ziyaretler arasında devam eder.
Tekrar kartı geçerli oturumun sonuna gönderir ve 1 günlük tekrar planlar. Biliyorum kartı büyüyen bir aralıkla planlar (1 gün → 6 gün → her doğru cevapla artar). Aralıklar her düğmede görünür.
3. Hızlı Dil Notları
Almanca Alfabesi ve Telaffuzu
Almanca, 26 harfli standart Latin alfabesini ve dört ek karakteri kullanır: ä, ö, ü (umlaut'lar) ve ß (Eszett / keskin S). Almanca telaffuzu son derece tutarlıdır — hemen hemen her kelimede her harf aynı sesi temsil eder.
| Harf / Sesbirim | Türkçe Konuşanlar İçin Telaffuz | Örnek |
|---|---|---|
| ä | "e" ile "a" arası — Türkçe'deki "e" sesine yakın (ağız biraz daha açık) | Äpfel (elma) |
| ö | Türkçe ö ile birebir aynı — sorun yok! | schön (güzel) |
| ü | Türkçe ü ile birebir aynı — sorun yok! | über (üzerinde) |
| ß | "ss" olarak okunur — "Straße" → "Strase" | Straße (cadde) |
| ch | Türkçe'de yok; "ich" / "mich" gibi kelimelerde "h" ile "ş" arası, yumuşak; "Bach" gibi art damakta, "h" ama daha sert | ich (ben), Bach (dere) |
| w | İngilizce "v" gibi — Türkçe "v" değil; "was" = "vas" gibi okunur | was (ne), Wasser (su) |
| v | Genellikle "f" gibi okunur | Vater (baba), Vogel (kuş) |
| z | "ts" gibi okunur — "Zug" = "tsug" | Zug (tren), Zeit (zaman) |
| ei | "ay" gibi okunur — Türkçe "ay" gibi | mein (benim), Stein (taş) |
| ie | Uzun "i" — Türkçe "i" ama uzatılarak | die (o/belirli artikele), sie (o/onlar) |
| eu / äu | "oy" gibi okunur — Türkçe "oy" gibi | neu (yeni), Häuser (evler) |
| j | "y" gibi okunur — "ja" = "ya" | ja (evet), Jahr (yıl) |
| sp / st | Sözcük başında "şp" / "şt" gibi okunur | spielen (oynamak), Straße (cadde) |
Gramer Cinsiyeti: der, die, das
Almanca'nın en zorlu özelliklerinden biri her isimdeki gramer cinsiyetidir. Türkçe'de cinsiyet olmadığı için bu kavram yabancıdır. Her Almanca ismi öğrenirken anlamıyla birlikte artikelini de ezberlemek gerekir:
| Artikel | Cinsiyet | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| der | eril (maskulin) | der Mann | adam |
| die | dişil (feminin) | die Frau | kadın |
| das | nötr | das Kind | çocuk |
Cinsiyet her zaman mantıklı değildir (ör. das Mädchen = "kız çocuğu" nötr). Bu nedenle her yeni ismi artikeliyle birlikte öğrenmek en iyi alışkanlıktır.
Dört Hâl Sistemi (Kasus)
Almanca'da dört hâl vardır ve bu hâller artikelleri etkiler. Türkçe'de de hâl ekleri bulunduğundan kavram tamamen yabancı değildir — sadece Almanca'da ek yerine artikel değişir.
| Hâl | İşlev | Türkçe Karşılığı | Örnek |
|---|---|---|---|
| Nominativ | Özne | Yalın hâl | Der Mann schläft. (Adam uyuyor.) |
| Akkusativ | Nesne (yönelim yok) | -i/-ı/-u/-ü hâli (belirtme) | Ich sehe den Mann. (Adamı görüyorum.) |
| Dativ | Dolaylı nesne | -e/-a hâli (yönelme) | Ich helfe dem Mann. (Adama yardım ediyorum.) |
| Genitiv | Tamlayan / iyelik | -in/-ın/-un/-ün hâli (ilgi) | Das Auto des Mannes. (Adamın arabası.) |
Sözdizimi — Fiil İkinci Konumda (V2 Kuralı)
Türkçe'de fiil cümle sonuna gelir (Özne-Nesne-Fiil). Almanca ana cümlelerinde ise fiil her zaman ikinci konumdadır — ister birinci öge özne olsun, ister zarf. Almanca yan cümlelerinde ise fiil sona gider, bu Türkçe'ye benzerdir.
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| Ich esse einen Apfel. | Ben bir elma yiyorum. (SFO) |
| Heute esse ich einen Apfel. | Bugün bir elma yiyorum. (Zarf öne — fiil yine 2. sırada) |
| …weil ich einen Apfel esse. | …çünkü bir elma yiyorum. (Yan cümle → fiil sonda) |
Fiil Çekimi
Almanca fiillerin büyük çoğunluğu düzenlidir (zayıf fiiller). Şimdiki zaman için şahıs ekleri şöyledir:
| Zamir | Ek | Örnek (machen) | Türkçe |
|---|---|---|---|
| ich | -e | ich mache | yapıyorum |
| du | -st | du machst | yapıyorsun |
| er/sie/es | -t | er macht | yapıyor |
| wir | -en | wir machen | yapıyoruz |
| ihr | -t | ihr macht | yapıyorsunuz |
| sie/Sie | -en | sie machen | yapıyorlar / yapıyorsunuz |
Olumsuzluk
Almanca'da olumsuzluk için iki ana yol vardır: nicht (fiil veya sıfat olumsuzlaması — Türkçe değil'e benzer) ve kein / keine (isim olumsuzlaması — Türkçe hiç / hiçbir'e benzer).
- Ich verstehe das nicht. = Bunu anlamıyorum. (değil mantığı)
- Ich habe kein Geld. = Param yok. (yok / hiç param yok mantığı)
Türkçe Konuşanlar İçin Önerilen Kaynaklar
Türkçe-Almanca öğrenme pazarı, Almanya'daki büyük Türk diasporası sayesinde son derece zengindir — burada sadece gerçekten Türkçe ile çalışan kaynakları listeliyorum (yalnızca "Almanca öğretiyor" olanları değil).
Sözlükler
- PONS Türkçe ↔ Almanca — Almanya'nın en köklü iki dilli sözlük yayınevi; ücretsiz online sözlüğü kaliteli ve örnek cümleleri zengindir. iOS/Android uygulaması da var.
- Almancax.com — Türkiye merkezli, Türkçe açıklamalı dilbilgisi ve sözlük kaynağı; özellikle başlangıç-orta seviye için pratik.
- Langenscheidt Standardwörterbuch Türkisch — Klasik basılı sözlük; A2-B2 seviyesi için en güvenilir tercüme rehberi.
Türkçe açıklamalı ders kitapları
- Hueber yayınevinin "Schritte international Neu" Türkçe sözlük eki — Almanya'da yaygın kullanılan Schritte serisinin Türkçe kelime listesi ek defteri; resmi Hueber web sitesinden ücretsiz indirilebilir.
- "Almanca Dilbilgisi" — Yusuf Polat (Pelikan Yayınevi) — Türk öğrenciler için sıfırdan A2'ye kadar dilbilgisi açıklamaları; Türkiye'deki üniversite Alman Dili Edebiyatı bölümlerinde sıkça kullanılır.
- "Pratik Almanca Konuşma Kılavuzu" serisi — Cep boyu, günlük durumlar için cümle kalıpları; özellikle Ausbildung için Almanya'ya gidecekler veya turistik amaçlılar için işlevseldir.
Çevrimiçi platformlar ve uygulamalar
- DW Türkçe — Almanca öğren — Deutsche Welle'nin Türkçe servisinin Almanca öğrenme bölümü; "Deutsch lernen" içeriğinin çoğu Türkçe alt yazı ve açıklamayla sunulur.
- Goethe-Institut Türkiye — İstanbul, Ankara ve İzmir'de yüz yüze; tüm dünyada online kurslar. Resmi Goethe-Zertifikat sınavları için en güvenilir hazırlık merkezi.
- Anki + AnkiWeb "Almanca Türkçe" arama — Hazır kart destelerinde "Almanca 2000 Kelime", "Goethe A1 Wortliste — Türkçe karşılıklı" gibi pek çok deste mevcuttur.
- Language Reactor — Netflix ve YouTube'da Türkçe çevirili Almanca altyazılar için Chrome eklentisi.
YouTube kanalları (Türkçe anlatımlı)
- "Almanca İle Hayat" — Almanya'da yaşayan bir Türk eğitmenden A1-B2 seviyesi sistematik dersler; günlük konuşma vurgusu güçlü.
- "Almanca Defteri" — Dilbilgisi konularını tek tek ele alan, üniversite öğrencilerine yönelik analitik açıklamalar.
- "Beni Almancaya Götür" — Karışık seviye; özellikle telaffuz ve günlük konuşma için faydalıyetik.
- Easy German — Almanca-İngilizce altyazılı sokak röportajları; orta seviyeden itibaren mükemmel.
Almanya'ya iş/eğitim için gidecekler (özel bağlam)
Eğer Ausbildung (mesleki eğitim) veya hemşirelik/bakım sektörü için Almanya'ya gidiyorsanız:
- "Pflege heute — Deutsch für Pflegekräfte" (Cornelsen) — Sağlık sektörü Almancası için altın standart.
- Goethe veya telc B1/B2 sertifikası — Vize ve iş başvurularında talep edilen standart belge. Türkiye'de Goethe-Institut akredite test merkezleridir; ayrıca İstanbul'daki Avusturya Kültür Forumu (ÖSD) sınavlarını yapar.
- Make-it-in-Germany.com — Alman hükümetinin nitelikli işgücü portalı; Türkçe sürümü mevcut.
4. En Sık Kullanılan 500 Almanca Kelime
Aşağıdaki tablo, kullanım sıklığına göre sıralanmış 500 en yaygın Almanca kelimeyi listeler. Fiiller mastar formunda (-en/-n) verilmiştir. Bu listeyi öğrenmek, günlük Almanca metin ve konuşmaların büyük bölümünü kavramayı sağlar.
Aralıklı tekrar eğitimindeki 100 temel kelime burada da yer almaktadır — en sık kullanılan kelimelerin tekrarı kasıtlı ve değerlidir.
| # | Almanca | Tür | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|---|
| 1–50 — Temel İşlev Kelimeleri & En Önemli Fiiller | |||
| 1 | der / die / das | artikel | -nın / -nın / -nın (belirli artikel) |
| 2 | und | bağlaç | ve |
| 3 | sein | fiil | olmak |
| 4 | in | edat | içinde; -da/-de |
| 5 | ein / eine | artikel / sayı | bir |
| 6 | von | edat | -dan/-den; hakkında; tarafından |
| 7 | nicht | partikül | değil; -ma/-me |
| 8 | ich | zamir | ben |
| 9 | das | zamir / artikel | bu; o (nötr artikel) |
| 10 | zu | edat / partikül | için; -e/-a; kadar; çok fazla |
| 11 | mit | edat | ile; birlikte |
| 12 | haben | fiil | sahip olmak; var olmak (yardımcı) |
| 13 | auf | edat | üzerinde; -a/-e (yön); açık |
| 14 | für | edat | için |
| 15 | es | zamir | o (nötr) |
| 16 | sie | zamir | o (dişil); onlar; Siz (resmi) |
| 17 | an | edat | yanında; -da/-de; -a/-e |
| 18 | er | zamir | o (eril) |
| 19 | dass | bağlaç | ki; olduğunu; -dığını |
| 20 | werden | fiil | olmak; -ecek (gelecek); -mak |
| 21 | auch | zarf | de / da; aynı zamanda; bile |
| 22 | als | bağlaç / edat | olarak; -dan daha; ne zaman |
| 23 | noch | zarf | hâlâ; daha; henüz; bir de |
| 24 | aber | bağlaç | ama; ancak; fakat |
| 25 | oder | bağlaç | ya da; veya |
| 26 | man | zamir | insan; kişi (genel özne) |
| 27 | aus | edat | -dan/-den; çıkarak; yapılmış |
| 28 | bei | edat | yanında; -da/-de; sırasında |
| 29 | so | zarf / bağlaç | böyle; öyle; o kadar; bu yüzden |
| 30 | wenn | bağlaç | eğer; ne zaman (-sa/-se) |
| 31 | um | edat / bağlaç | için (amaç); etrafında; saat(te) |
| 32 | nach | edat | -e/-a (yer/yön); sonra; göre |
| 33 | schon | zarf | zaten; çoktan; şimdiden |
| 34 | nur | zarf | sadece; yalnızca; bir |
| 35 | wir | zamir | biz |
| 36 | über | edat | üzerinde; hakkında; boyunca; -dan fazla |
| 37 | ihr | zamir / edat | siz (çoğul); onun (dişil) |
| 38 | hier | zarf | burada; buraya |
| 39 | was | zamir | ne; olan şey |
| 40 | da | zarf / bağlaç | orada; çünkü; o zaman |
| 41 | mehr | zarf / sıfat | daha fazla; artık; çoğul |
| 42 | weil | bağlaç | çünkü; -dığı için |
| 43 | sich | zamir | kendini; kendi (dönüşlü) |
| 44 | bis | edat / bağlaç | kadar; -e değin; ta ki |
| 45 | immer | zarf | her zaman; daima; giderek |
| 46 | vor | edat | önünde; önce; -dan; korktukça |
| 47 | durch | edat | boyunca; aracılığıyla; sayesinde |
| 48 | wer | zamir | kim |
| 49 | diese | zamir / sıfat | bu; bu (dişil) |
| 50 | alle | zamir / sıfat | hepsi; bütün; herkes |
| 51–100 — Yüksek Frekanslı Fiiller | |||
| 51 | machen | fiil | yapmak; hazırlamak |
| 52 | kommen | fiil | gelmek |
| 53 | gehen | fiil | gitmek; yürümek |
| 54 | sagen | fiil | söylemek; demek |
| 55 | wissen | fiil | bilmek (bir bilgi) |
| 56 | sehen | fiil | görmek |
| 57 | wollen | yardımcı fiil | istemek; -mek istemek |
| 58 | geben | fiil | vermek |
| 59 | nehmen | fiil | almak; kabul etmek |
| 60 | denken | fiil | düşünmek |
| 61 | finden | fiil | bulmak; değerlendirmek |
| 62 | müssen | yardımcı fiil | -mek zorunda olmak; gereklilik |
| 63 | können | yardımcı fiil | yapabilmek; -ebilmek |
| 64 | sollen | yardımcı fiil | -malı; yapması gerekiyor (başkasına göre) |
| 65 | dürfen | yardımcı fiil | -e izni olmak; -ebilmek (izin) |
| 66 | lassen | fiil | bırakmak; yaptırmak; -mekten vazgeçmek |
| 67 | halten | fiil | tutmak; durmak; düşünmek |
| 68 | heißen | fiil | adı olmak; -e denmek |
| 69 | bleiben | fiil | kalmak; devam etmek |
| 70 | stehen | fiil | durmak; yazmak (metin); olmak |
| 71 | liegen | fiil | yatmak; bulunmak; uzanmak |
| 72 | bringen | fiil | getirmek; götürmek |
| 73 | schreiben | fiil | yazmak |
| 74 | lesen | fiil | okumak |
| 75 | sprechen | fiil | konuşmak |
| 76 | arbeiten | fiil | çalışmak |
| 77 | leben | fiil | yaşamak |
| 78 | fragen | fiil | sormak |
| 79 | antworten | fiil | cevaplamak; yanıtlamak |
| 80 | spielen | fiil | oynamak; çalmak (müzik) |
| 81 | kaufen | fiil | satın almak |
| 82 | zahlen / bezahlen | fiil | ödemek |
| 83 | lernen | fiil | öğrenmek |
| 84 | helfen | fiil | yardım etmek |
| 85 | brauchen | fiil | ihtiyacı olmak; gerekmek |
| 86 | hören | fiil | duymak; dinlemek |
| 87 | zeigen | fiil | göstermek |
| 88 | glauben | fiil | inanmak; zannetmek |
| 89 | verstehen | fiil | anlamak; kavramak |
| 90 | essen | fiil | yemek (yemek yemek) |
| 91 | trinken | fiil | içmek (bir şey içmek) |
| 92 | laufen | fiil | koşmak; yürümek; işlemek |
| 93 | öffnen | fiil | açmak |
| 94 | schließen | fiil | kapatmak; bitirmek |
| 95 | beginnen / anfangen | fiil | başlamak |
| 96 | beenden | fiil | bitirmek; sona erdirmek |
| 97 | ändern | fiil | değiştirmek |
| 98 | warten | fiil | beklemek |
| 99 | fahren | fiil | sürmek; gitmek (araçla) |
| 100 | reisen | fiil | seyahat etmek |
| 101–150 — İnsanlar, Yerler & Zaman | |||
| 101 | der Mann | isim | adam; erkek |
| 102 | die Frau | isim | kadın; hanım; eş |
| 103 | das Kind | isim | çocuk |
| 104 | der Freund / die Freundin | isim | erkek / kız arkadaş; dost |
| 105 | die Familie | isim | aile |
| 106 | die Mutter | isim | anne; mama |
| 107 | der Vater | isim | baba; papa |
| 108 | der Bruder / die Schwester | isim | erkek / kız kardeş |
| 109 | der Ehepartner / die Ehepartnerin | isim | eş; evlilik ortağı |
| 110 | der Mensch | isim | insan; kişi |
| 111 | das Haus | isim | ev; bina |
| 112 | der Ort / der Platz | isim | yer; mekân; alan |
| 113 | die Stadt | isim | şehir; kent |
| 114 | das Land | isim | ülke; kırsal; toprak |
| 115 | die Welt | isim | dünya; evren |
| 116 | die Straße | isim | cadde; yol; sokak |
| 117 | die Gasse | isim | dar sokak; geçit |
| 118 | die Tür | isim | kapı |
| 119 | das Fenster | isim | pencere |
| 120 | das Zimmer / der Raum | isim | oda; mekan |
| 121 | der Tag | isim | gün |
| 122 | die Woche | isim | hafta |
| 123 | der Monat | isim | ay (zaman) |
| 124 | das Jahr | isim | yıl |
| 125 | die Stunde | isim | saat (zaman birimi) |
| 126 | die Minute | isim | dakika |
| 127 | der Morgen | isim | sabah |
| 128 | der Mittag | isim | öğle; öğleden sonra |
| 129 | der Abend | isim | akşam |
| 130 | die Nacht | isim | gece |
| 131 | heute | zarf | bugün |
| 132 | morgen | zarf | yarın |
| 133 | gestern | zarf | dün |
| 134 | letzt- | sıfat | geçen; son; önceki |
| 135 | vorher / früher | zarf | önce; daha önce; eskiden |
| 136 | sofort / gleich | zarf | hemen; derhal; az sonra |
| 137 | manchmal | zarf | bazen; zaman zaman |
| 138 | meistens / normalerweise | zarf | genellikle; çoğunlukla |
| 139 | immer | zarf | her zaman; daima |
| 140 | nie / niemals | zarf | hiçbir zaman; asla |
| 141 | vielleicht | zarf | belki; muhtemelen |
| 142 | natürlich / selbstverständlich | zarf | tabii ki; elbette; doğal olarak |
| 143 | wirklich | zarf | gerçekten; hakikaten |
| 144 | sowieso / ohnehin | zarf | zaten; nasıl olsa |
| 145 | egal / wie auch immer | zarf | neyse; nasıl olursa olsun |
| 146 | noch immer / immer noch | zarf | hâlâ; daha; henüz |
| 147 | nächst- | sıfat | bir sonraki; gelecek; yakındaki |
| 148 | die Vergangenheit | isim | geçmiş; tarih |
| 149 | die Zukunft | isim | gelecek |
| 150 | die Gegenwart | isim | şu an; günümüz; şimdiki zaman |
| 151–200 — Sıfatlar & Tanımlayıcılar | |||
| 151 | groß | sıfat | büyük; önemli; uzun (boy) |
| 152 | klein | sıfat | küçük; az; genç |
| 153 | neu | sıfat | yeni; modern; taze |
| 154 | alt | sıfat | eski; yaşlı; geçmişteki |
| 155 | gut | sıfat | iyi; güzel; yeterli |
| 156 | schlecht | sıfat | kötü; berbat |
| 157 | schön | sıfat | güzel; hoş; sevimli |
| 158 | hässlich | sıfat | çirkin; hoş olmayan |
| 159 | richtig | sıfat / zarf | doğru; doğru; gerçekten |
| 160 | falsch | sıfat / isim | yanlış; hatalı; sahte |
| 161 | einfach / leicht | sıfat | kolay; basit; sade |
| 162 | schwierig / schwer | sıfat | zor; güç; ağır |
| 163 | schnell | sıfat / zarf | hızlı; çabuk |
| 164 | langsam | sıfat / zarf | yavaş; ağır |
| 165 | kurz | sıfat | kısa; kısaca; az önce |
| 166 | lang | sıfat | uzun; uzun süreli |
| 167 | nah / nah(e) | sıfat / zarf | yakın; yakında |
| 168 | weit / fern | sıfat / zarf | uzak; uzakta |
| 169 | offen | sıfat | açık; şeffaf; kabul edici |
| 170 | geschlossen | sıfat | kapalı; kapalı uçlu |
| 171 | heiß / warm | sıfat | sıcak / ılık |
| 172 | kalt / kühl | sıfat | soğuk / serin |
| 173 | sauber | sıfat | temiz; düzenli |
| 174 | schmutzig | sıfat | kirli; pis |
| 175 | beschäftigt | sıfat | meşgul; yoğun |
| 176 | bereit / fertig | sıfat | hazır; tamamlanmış |
| 177 | verschieden / unterschiedlich | sıfat | farklı; çeşitli |
| 178 | gleich / identisch | sıfat | aynı; eşit; hemen |
| 179 | wichtig | sıfat | önemli; ciddi |
| 180 | interessant | sıfat | ilginç; merak uyandırıcı |
| 181 | stark / kräftig | sıfat | güçlü; kuvvetli |
| 182 | schwach | sıfat | zayıf; hafif |
| 183 | reich | sıfat | zengin; varlıklı |
| 184 | arm | sıfat | yoksul; fakir |
| 185 | glücklich | sıfat | mutlu; şanslı |
| 186 | traurig / traurig | sıfat | üzgün; üzücü |
| 187 | müde | sıfat | yorgun; bitkin |
| 188 | krank | sıfat | hasta; rahatsız |
| 189 | ängstlich / verängstigt | sıfat | korkmuş; kaygılı |
| 190 | überrascht | sıfat | şaşırmış |
| 191 | wütend / ärgerlich | sıfat | sinirli; kızgın |
| 192 | ruhig | sıfat | sakin; sessiz; huzurlu |
| 193 | still / leise | sıfat | sessiz; gürültüsüz |
| 194 | laut | sıfat | gürültülü; yüksek sesli |
| 195 | schwer / ernst | sıfat | ağır; ciddi; önemli |
| 196 | leicht / sanft | sıfat | hafif; kolay; yumuşak |
| 197 | süß | sıfat | tatlı; şirin; sevimli |
| 198 | bitter / scharf | sıfat | acı; sert; keskin |
| 199 | frisch | sıfat | taze; ferah; yeni |
| 200 | trocken | sıfat | kuru; yavan; sıkıcı |
| 201–250 — Günlük İsimler | |||
| 201 | die Arbeit / der Job | isim | iş; meslek |
| 202 | das Geld | isim | para; nakit |
| 203 | das Leben | isim | hayat; yaşam |
| 204 | der Gedanke | isim | düşünce; fikir |
| 205 | das Wort | isim | kelime; söz |
| 206 | das Geräusch / die Stimme | isim | ses; gürültü; ses (insan) |
| 207 | der Name | isim | isim; ad |
| 208 | die Nachricht / die Neuigkeit | isim | haber; mesaj |
| 209 | das Buch | isim | kitap |
| 210 | der Tisch | isim | masa; sıra |
| 211 | der Stuhl | isim | sandalye |
| 212 | das Auto / der Wagen | isim | araba; taşıt |
| 213 | das Essen | isim | yemek; öğün |
| 214 | das Wasser | isim | su |
| 215 | das Brot | isim | ekmek |
| 216 | der Tee | isim | çay |
| 217 | der Kaffee | isim | kahve |
| 218 | das Fleisch | isim | et; kasap |
| 219 | das Gemüse | isim | sebze |
| 220 | das Obst / die Frucht | isim | meyve |
| 221 | das Telefon / das Handy | isim | telefon; cep telefonu |
| 222 | der Computer | isim | bilgisayar |
| 223 | der Preis | isim | fiyat; ödül |
| 224 | das Geschäft / der Laden | isim | dükkan; mağaza; iş |
| 225 | der Supermarkt | isim | süpermarket |
| 226 | das Krankenhaus | isim | hastane |
| 227 | die Schule | isim | okul |
| 228 | die Universität | isim | üniversite |
| 229 | der Schüler / die Schülerin | isim | öğrenci (ilk/orta) |
| 230 | der Lehrer / die Lehrerin | isim | öğretmen |
| 231 | der Arzt / die Ärztin | isim | doktor; hekim |
| 232 | die Polizei | isim | polis |
| 233 | die Regierung | isim | hükümet |
| 234 | die Wahl | isim | seçim; tercih |
| 235 | das Gesetz | isim | kanun; yasa |
| 236 | das Gericht | isim | mahkeme; yemek (tabak) |
| 237 | der Krieg | isim | savaş |
| 238 | der Frieden | isim | barış |
| 239 | das Problem | isim | sorun; problem |
| 240 | die Lösung | isim | çözüm |
| 241 | das Beispiel | isim | örnek; numune |
| 242 | das Ergebnis | isim | sonuç; netice |
| 243 | das Ziel | isim | hedef; amaç |
| 244 | das Projekt | isim | proje |
| 245 | der Bericht | isim | rapor; habar |
| 246 | der Plan | isim | plan; proje |
| 247 | die Entscheidung | isim | karar |
| 248 | die Situation / der Zustand | isim | durum; hal |
| 249 | das Thema | isim | konu; tema |
| 250 | die Sache / die Angelegenheit | isim | mesele; konu; nesne |
| 251–300 — Daha Fazla Yaygın Fiil | |||
| 251 | sich erinnern | fiil | hatırlamak |
| 252 | vergessen | fiil | unutmak |
| 253 | akzeptieren / annehmen | fiil | kabul etmek |
| 254 | ablehnen / verweigern | fiil | reddetmek |
| 255 | entscheiden | fiil | karar vermek |
| 256 | wählen / auswählen | fiil | seçmek |
| 257 | bevorzugen | fiil | tercih etmek |
| 258 | schaffen / erreichen | fiil | başarmak; ulaşmak |
| 259 | sich ausruhen | fiil | dinlenmek |
| 260 | schlafen | fiil | uyumak |
| 261 | aufwachen | fiil | uyanmak |
| 262 | trinken | fiil | içmek |
| 263 | kochen | fiil | pişirmek; yemek yapmak |
| 264 | kaufen / einkaufen | fiil | satın almak |
| 265 | verkaufen | fiil | satmak |
| 266 | bezahlen | fiil | ödemek |
| 267 | verdienen / gewinnen | fiil | kazanmak |
| 268 | verlieren | fiil | kaybetmek |
| 269 | suchen | fiil | aramak; bakmak |
| 270 | fragen | fiil | sormak |
| 271 | antworten | fiil | cevaplamak |
| 272 | warnen | fiil | uyarmak |
| 273 | loben | fiil | övmek |
| 274 | kritisieren | fiil | eleştirmek |
| 275 | sich entschuldigen | fiil | özür dilemek |
| 276 | danken | fiil | teşekkür etmek |
| 277 | feiern | fiil | kutlamak |
| 278 | einladen | fiil | davet etmek |
| 279 | besuchen | fiil | ziyaret etmek |
| 280 | kennenlernen | fiil | tanışmak |
| 281 | trennen / verlassen | fiil | ayrılmak |
| 282 | teilnehmen / mitmachen | fiil | katılmak |
| 283 | zurückkehren / umkehren | fiil | dönmek |
| 284 | übersetzen | fiil | çevirmek; tercüme etmek |
| 285 | korrigieren / reparieren | fiil | düzeltmek; onarmak |
| 286 | entwickeln / verbessern | fiil | geliştirmek |
| 287 | wachsen | fiil | büyümek; gelişmek |
| 288 | schrumpfen | fiil | küçülmek; azalmak |
| 289 | zunehmen / steigen | fiil | artmak; çoğalmak |
| 290 | abnehmen / sinken | fiil | azalmak; düşmek |
| 291 | erscheinen / aussehen | fiil | görünmek; belirmek |
| 292 | verschwinden | fiil | kaybolmak |
| 293 | auftauchen | fiil | ortaya çıkmak |
| 294 | verbinden | fiil | bağlamak; birleştirmek |
| 295 | glauben / vertrauen | fiil | inanmak; güvenmek |
| 296 | sich fragen / neugierig sein | fiil | merak etmek |
| 297 | sich interessieren | fiil | ilgilenmek |
| 298 | diskutieren / streiten | fiil | tartışmak |
| 299 | sich einigen | fiil | anlaşmak; uzlaşmak |
| 300 | lösen | fiil | çözmek; çözümlemek |
| 301–350 — Doğa, Vücut & Sağlık | |||
| 301 | der Kopf | isim | baş; kafa |
| 302 | das Auge | isim | göz |
| 303 | das Ohr | isim | kulak |
| 304 | der Mund | isim | ağız |
| 305 | die Hand | isim | el |
| 306 | der Fuß | isim | ayak |
| 307 | das Gesicht | isim | yüz; surat |
| 308 | das Herz | isim | kalp; yürek |
| 309 | das Blut | isim | kan |
| 310 | der Knochen | isim | kemik |
| 311 | die Haut | isim | deri; cilt |
| 312 | das Haar | isim | saç |
| 313 | der Zahn | isim | diş |
| 314 | die Nase | isim | burun |
| 315 | der Hals | isim | boyun; boğaz |
| 316 | die Schulter | isim | omuz |
| 317 | der Bauch / der Magen | isim | karın; mide |
| 318 | der Rücken | isim | sırt |
| 319 | der Schmerz | isim | ağrı; acı |
| 320 | das Medikament / die Arznei | isim | ilaç |
| 321 | die Operation | isim | ameliyat; operasyon |
| 322 | die Krankheit | isim | hastalık |
| 323 | die Gesundheit | isim | sağlık |
| 324 | die Luft / das Wetter | isim | hava (atmosfer); hava (meteoroloji) |
| 325 | die Sonne | isim | güneş |
| 326 | der Stern | isim | yıldız |
| 327 | die Wolke | isim | bulut |
| 328 | der Regen | isim | yağmur |
| 329 | der Schnee | isim | kar |
| 330 | der Wind | isim | rüzgar |
| 331 | das Feuer | isim | ateş; yangın |
| 332 | die Erde / der Boden | isim | toprak; yer; dünya |
| 333 | der Stein | isim | taş; kaya |
| 334 | der Baum | isim | ağaç |
| 335 | die Blume | isim | çiçek |
| 336 | das Tier | isim | hayvan |
| 337 | der Vogel | isim | kuş |
| 338 | der Fisch | isim | balık |
| 339 | das Pferd | isim | at |
| 340 | der Hund | isim | köpek |
| 341 | die Katze | isim | kedi |
| 342 | das Meer / der Ozean | isim | deniz; okyanus |
| 343 | der Fluss | isim | nehir; ırmak |
| 344 | der Berg | isim | dağ |
| 345 | der Wald | isim | orman |
| 346 | der See | isim | göl |
| 347 | die Wüste | isim | çöl |
| 348 | die Insel | isim | ada |
| 349 | die Küste | isim | kıyı; sahil |
| 350 | das Wetter | isim | hava durumu |
| 351–400 — Toplum, Kültür & Soyut Kavramlar | |||
| 351 | die Liebe | isim | sevgi; aşk |
| 352 | die Leidenschaft | isim | tutku; ihtiras |
| 353 | der Hass | isim | nefret |
| 354 | die Angst / die Furcht | isim | korku; endişe |
| 355 | die Hoffnung | isim | umut |
| 356 | das Vertrauen | isim | güven |
| 357 | die Freiheit | isim | özgürlük |
| 358 | das Recht | isim | hak; doğruluk; sağ |
| 359 | die Pflicht | isim | görev; yükümlülük |
| 360 | die Verantwortung | isim | sorumluluk |
| 361 | die Macht / die Kraft | isim | güç; iktidar; kuvvet |
| 362 | das Wissen | isim | bilgi; bilim |
| 363 | die Bildung | isim | eğitim; öğrenim |
| 364 | die Kultur | isim | kültür; uygarlık |
| 365 | die Geschichte | isim | tarih; hikaye |
| 366 | die Sprache | isim | dil; lisan |
| 367 | die Kunst | isim | sanat |
| 368 | die Musik | isim | müzik |
| 369 | der Sport | isim | spor |
| 370 | das Spiel | isim | oyun; maç |
| 371 | der Film | isim | film; sinema |
| 372 | die Zeitung | isim | gazete |
| 373 | der Fernseher | isim | televizyon |
| 374 | das Internet | isim | internet |
| 375 | das Meeting / die Besprechung | isim | toplantı; görüşme |
| 376 | die Vereinbarung | isim | anlaşma; uzlaşı |
| 377 | die Diskussion / der Streit | isim | tartışma; münazara |
| 378 | der Wert | isim | değer; kıymet |
| 379 | der Vorteil / der Nutzen | isim | fayda; avantaj |
| 380 | der Schaden / der Verlust | isim | zarar; kayıp |
| 381 | das Risiko | isim | risk; tehlike |
| 382 | die Chance / die Gelegenheit | isim | fırsat; şans |
| 383 | die Gefahr | isim | tehlike; riziko |
| 384 | die Sicherheit | isim | güvenlik; emniyet |
| 385 | der Erfolg | isim | başarı |
| 386 | die Entwicklung | isim | gelişme; ilerleme; kalkınma |
| 387 | die Veränderung | isim | değişim; dönüşüm |
| 388 | die Innovation | isim | yenilik; icat |
| 389 | der Fortschritt | isim | ilerleme; gelişim |
| 390 | die Gesellschaft | isim | toplum; şirket |
| 391 | die Wirtschaft | isim | ekonomi; ticaret |
| 392 | die Politik | isim | siyaset; politika |
| 393 | die Umwelt | isim | çevre; doğa |
| 394 | die Energie | isim | enerji |
| 395 | die Technologie | isim | teknoloji |
| 396 | die Wissenschaft | isim | bilim |
| 397 | die Forschung | isim | araştırma |
| 398 | das Experiment | isim | deney |
| 399 | die Entdeckung | isim | keşif |
| 400 | die Erfindung | isim | icat |
| 401–450 — Sayılar, Miktarlar & Yönler | |||
| 401 | null | sayı | sıfır |
| 402 | zwei | sayı | iki |
| 403 | drei | sayı | üç |
| 404 | vier | sayı | dört |
| 405 | fünf | sayı | beş |
| 406 | sechs | sayı | altı |
| 407 | sieben | sayı | yedi |
| 408 | acht | sayı | sekiz |
| 409 | neun | sayı | dokuz |
| 410 | zehn | sayı | on |
| 411 | hundert | sayı | yüz |
| 412 | tausend | sayı | bin |
| 413 | eine Million | sayı | milyon |
| 414 | eine Milliarde | sayı | milyar |
| 415 | erst- | sıfat | birinci; ilk |
| 416 | zweit- | sıfat | ikinci |
| 417 | letzt- | sıfat / isim | son; final |
| 418 | ein bisschen | zarf | biraz; az |
| 419 | wenig | sıfat / zarf | az; birkaç |
| 420 | zu viel | sıfat / zarf | fazla; çok fazla |
| 421 | genug | sıfat | yeterli; yeterince |
| 422 | genau | sıfat / zarf | tam; kesin; doğru |
| 423 | halb | sıfat / isim | yarım; yarı |
| 424 | ganz / alle | belirteç | tüm; bütün; her |
| 425 | rechts | sıfat / isim | sağ; sağda |
| 426 | links | sıfat / isim | sol; solda |
| 427 | Osten | isim | doğu |
| 428 | Westen | isim | batı |
| 429 | Norden | isim | kuzey |
| 430 | Süden | isim | güney |
| 431 | oben | zarf / sıfat | yukarıda; üstte |
| 432 | unten | zarf / sıfat | aşağıda; altta |
| 433 | vorwärts | zarf / sıfat | ileri; öne |
| 434 | zurück / rückwärts | zarf / sıfat | geri; arkaya |
| 435 | drinnen / innen | zarf / sıfat | içeride; içinde |
| 436 | draußen / außen | zarf / sıfat | dışarıda; dışında |
| 437 | die Mitte | sıfat / isim | orta; merkez |
| 438 | der Rand / die Kante | isim | kenar; sınır |
| 439 | die Ecke | isim | köşe; bucak |
| 440 | oben / obenauf | isim / edat | üst; üzeri |
| 441 | unten / darunter | isim / edat | alt; aşağı |
| 442 | vorne | isim / edat | ön; öne |
| 443 | hinten | isim / edat | arka; geride |
| 444 | daneben / neben | isim / edat | yan; yanında; yanı sıra |
| 445 | gegen / gegenüber | edat / sıfat | karşı; karşısında |
| 446 | zwischen / unter | edat | arasında; ortasında |
| 447 | auf / über | edat | üzerinde; üstünde; hakkında |
| 448 | unter / darunter | edat | altında; aşağısında |
| 449 | neben / dabei | edat | yanında; hemen yanı başında |
| 450 | vor / davor | edat | önünde; karşısında |
| 451–500 — Seyahat, Ticaret & Sık Kullanılan Diğerleri | |||
| 451 | der Bus | isim | otobüs |
| 452 | das Flugzeug | isim | uçak |
| 453 | der Zug | isim | tren |
| 454 | die U-Bahn | isim | metro |
| 455 | das Taxi | isim | taksi |
| 456 | das Fahrrad | isim | bisiklet |
| 457 | das Schiff | isim | gemi; vapur |
| 458 | der Flughafen | isim | havalimanı |
| 459 | der Bahnhof | isim | tren garı; istasyon |
| 460 | die Fahrkarte / das Ticket | isim | bilet |
| 461 | der Reisepass | isim | pasaport |
| 462 | das Hotel | isim | otel |
| 463 | das Restaurant | isim | restoran; lokanta |
| 464 | die Rechnung | isim | fatura; hesap; hesap cetveli |
| 465 | die Bestellung | isim | sipariş; rezervasyon |
| 466 | die Zahlung | isim | ödeme |
| 467 | der Rabatt | isim | indirim |
| 468 | die Steuer | isim | vergi; dümen |
| 469 | die Bank | isim | banka; bank |
| 470 | die Karte / die Kreditkarte | isim | kart; kredi kartı |
| 471 | das Passwort | isim | şifre; parola |
| 472 | die Adresse | isim | adres |
| 473 | die Post | isim | posta; PTT |
| 474 | das Paket | isim | paket; koli |
| 475 | die Tasche | isim | çanta; cep |
| 476 | der Schlüssel | isim | anahtar |
| 477 | die Farbe | isim | renk; boya |
| 478 | rot | sıfat | kırmızı |
| 479 | blau | sıfat | mavi |
| 480 | grün | sıfat | yeşil |
| 481 | gelb | sıfat | sarı |
| 482 | weiß | sıfat | beyaz |
| 483 | schwarz | sıfat | siyah |
| 484 | grau | sıfat | gri |
| 485 | orange | sıfat | turuncu |
| 486 | lila / violett | sıfat | mor |
| 487 | klar / deutlich | zarf | açıkça; net bir şekilde |
| 488 | besonders | zarf | özellikle; bilhassa |
| 489 | definitiv / sicher | zarf | kesinlikle; mutlaka |
| 490 | völlig / vollständig | zarf | tamamen; tamamen |
| 491 | fast / beinahe | zarf | neredeyse; hemen hemen |
| 492 | eigentlich / tatsächlich | zarf | aslında; gerçekte |
| 493 | alles | isim cümlesi | her şey; hepsi |
| 494 | nichts | isim cümlesi | hiçbir şey |
| 495 | überall | isim cümlesi | her yer; her taraf |
| 496 | höchstwahrscheinlich | zarf cümlesi | büyük ihtimalle |
| 497 | andererseits | zarf cümlesi | öte yandan; bir taraftan |
| 498 | deswegen / deshalb | bağlaç cümlesi | bu yüzden; bu nedenle |
| 499 | trotzdem / dennoch | bağlaç cümlesi | buna rağmen; yine de |
| 500 | einerseits | zarf cümlesi | bir yandan; bir açıdan |